Tiramisuuuu
![]()
Tiramisu
Malzemeler:
1 paket kedidili bisküvi,
Şurup:
1 su bardağı soğuk su,
2 çorba k. neskafe,
Krema:
2 çorba k. un,
½ lt. süt,
3 yumurta sarısı,
2 çorba k. tozşeker,
1 paket vanilya,
1 paket labne peyniri,
Üzerine:
2 yemek kaşığı kakao.
Yapılışı:
Bisküviler borcama dizilir. Suda eritilen neskafeyle ıslatılıp, buzdolabına kaldırılır. Labne dışındaki malzemeyle muhallebi hazırlanır. Soğuyunca labne ile yaklaşık 5 dk. çırpılır. Bisküvilerin üzerine dökülür. Üzeri, bol kakao elenerek, süslenir.
ÖNEMLİ!!! Suya verilmesi gereken mesajlar...

Su ile ilgili çok önemli bir çalışmaya dikkatinizi çekmek istiyorum.
Japon araştırmacı, Masaru Emoto’nun su molekülleri üzerine yaptığı dünya çapında araştırmalar ve deneyler, artık herkes tarafından biliniyor. Masaru Emoto, suya donmadan önce dua , olumlu duygu ve düşünceleri sözle ya da yazılı olarak aktarma, ya da müzik dinletme yöntemleri ile pozitif enerji aktarıldığında, moleküllerinin mükemmel bir kristal yapıya kavuştuğunu, hatta güzelleştiğini kanıtlamıştır. 10 yılı aşkın bir süredir yaptığı çalışmalar ve araştırmalar, halen devam etmektedir.
Suya verilmesi gereken mesajlar, sevgi, şükran ve şefkat duyguları içermelidir. Eğer sürekli eleştirilirse, su molekülleri çirkinleşerek, bütün simetrisini kaybediyor.
Bu çalışmanın teknik detaylarınıhttp:// www.thank-water.net/english/ adlı siteden de öğrenebilirsiniz.
Şu moleküllerinin bilgi taşıyıcı olduğunu ve söylenen sözlerle birlikte kişisel enerjiden etkilendiğini öğrendik. Vücudumuzun büyük ölçüde sudan oluştuğunu ve içtiğimiz suyla birlikte yaklaşık 6 hafta içinde bedenimizdeki suyun değiştiğini de biliyoruz. O halde bize düşen ilk görev, iç sesimizi ve enerji alanımızı doğru şekilde programlamaktır.
Bilinçaltımızda saklı olan bazı cümleler, bizim iç sesimizi oluşturur. Kendi kendimizle başbaşa kaldığımızda, davranış şeklimiz ve düşüncelerimiz bu inanç kalıplarından etkilenir.
Aynaya her baktığımıza, yüzümüzde yeni bir kırışıklık oluşup oluşmadığına bakıyorsak, güzelliklerimizi değil de kusurlarımızı fark edip hayıflanıyorsak, bu duyguların verdiği negatif enerji, vücudumuzdaki su tarafından bilgi olarak tutulmaya başlıyor
Su, eninde sonunda, bedenin kendisini bu şekilde programlamaya eğilimli olmasını sağlıyor. Tıpkı bir bardak şifa duası okunmuş suyun hastaya içirilmesinde olduğu gibi, beden içine kabul ettiği suyun bilgisini de kabul edip benimsiyor.
Bu tıpkı çift yönlü bir yol gibi, inanç kalıplarımız ve iç sesimiz yüzünden bedenimizdeki su olumsuz olarak şartlanabildiği gibi, negatif duygularla molekülleri bozulmuş su da bedenimizi olumsuz yönde şartlayabiliyor.
Olumsuz kalıplarımızı bulalım ve bizi destekleyecek şekilde değiştirelim.
Kendimizi sevelim.
Zihnimizi ve duygularımızı temiz ve olumlu tutalim.
Stresten kaçınalım.
İçtiğimiz suyu programlayalım
İç sesimizi olumlu anlamda değiştirelim
Duygu ve düşüncelerimizi yönetelim.
http://www.lotuskadinlarklubu.com dan alıntıdır.
Yorum (yok) Yorum yaz!
Sadece form doldurarak bedava ağaç dikebilirsiniz!...

İnsanlar bilgisayar önünden kalkmadan, sadece bir form doldurarak, ve ceplerinden hiç para çıkkmadan TEMA'ya bağış yapabiliyorlar...
Bir insanın yıllık gazete, dergi, kürdan, kırtasiye vesaire ihtiyaçları için tam 7 agac kullandigini biliyor muydunuz?
Yani düsünün her birimiz yilda 7 agaci tuketiyoruz!
Bari en azinda birkacini geri diksem diye dusunurken bugun asagidaki maili yolladı bir arkadasim.
Sizin icin 7 degil tam 9 tane mese agaci dikilecek... Hem de bedava : ) Böylece en azindan dogaya olan borcumu biraz olsun ödeyebilecegim icin mutluyum.
Siz de kendi adiniza yardim etmek isterseniz iste yapmaniz gerekenler..
Siteye giriyorsunuz.
Sol altta projeye destek butonuna tikliyorsunuz.
Formu doldurup yolluyorsunuz.
Sponsor firmalardan 20 adet sms geliyor size...
Kurus vermiyorsunuz.
Isterseniz mesajlari okumadan siliyorsunuz.
Formu dolduran herkes icin 9 mese dikiliyor.
Toplam 5 milyon sms'e ulasmak gerekiyor...
Su anda toplam 2 milyona yaklasmis durumda...
Ayvalik Antalya Datca...
Her yil her yerde ormanlar yaniyor (veya yakiliyor)
sadece 1 dakikanizi alacak ve 9 meseniz olacak!
Gönüllü olmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayın, formu doldurun;
http://www.smsmese.org/mesaj.asp
Yorum (yok) Yorum yaz!
teflonsuz hayat, kafam rahat:)))
Pekiii teflonları mutfaktan atınca (ki yaklaşık bir 5 yıldır-oğluşum doğduğundan beri- benim mutfağıma asla giremiyor) ne kullanacağız? Herşey tencereye yapışır diye paniklemeyin. Eskiden ne yapılıyordu bunu düşünün bir kere...
1. İşte kekleriniz için şahaane kek kalıpları. Üstelik en sağlıklısından yani cammm...


2. Eee yemekleri nerde pişireceğiz? Tavsiyem tabanı ızgara desenli olanları tercih etmeniz yönünde. Tabii bir kaç püf noktası da belirteyim. Mesela, yumurta pişireceksiniz. Eee çelik tavaya haliyle yapışır değil mi? Hayır, yapışmaz. Önce tavanızı ısıtın, sonra yağınızı (tereyağ mutlaka, margarin yapışabiliyor.) ekleyin. Çırptığınız yumurtaları ekleyin. Pişen kenarlari içeri toplayarak, sıvıların tavaya yayılmasını sağlayın. Sıvı kısımlaın tamamına yakını pişince altüst edin. İşte, süper yapışmadan, sağlıklı omlet. Unutmadan, içine malzeme katınca yapışabiliyor. Ben o yüzden sade pişirmeyi tecih ediyorum. Pilav yaparken de aynı kıstaslar geçerli. Yaklaşık 1 saat önce yıkadığınız ve süzgeçte kuruttuğunuz pirinçle süper pilavlar yapacaksınız. Piyasada yaklaşık 20- 25 ytl ye çelik düdüklü tencereler var. Ben onlardan 2 adet 2,5 lt.lik edindim. 4 Kişilik aile için ideal boy. İster etli, ister zeytinyağlı yemekleri onlarda pişiriyorum. 15 ila 30 dk. arasında, lezzetinden, vitamininden kaybetmeden pişiren, en önemlisi de sizin zamanınızdan tasarruf sağlayan harika bir tencere. Tabii piyasada daha pahalı modelleri de var, ama ben ekonomik olması ve küçük boy olması sebebiyle solingen marka olanını tercih ettim.







İşte piyasadaki bir kaç örnek.Tabii ilk başta evdeki o caaanım (bir sürü para verip aldığınız!!!) teflonları atmak zor gelecek, bir süre erteleyeceksiniz, ama şöyle düşünün; hiç bir maliyet, sağlık sorunlarının getireceği maddi ve en önemlisi manevi zararlardan fazla değildir. Hadi yapın...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!


